- Öğretmenlerin eğitim durumu nedir? (Okul öncesi öğretmenliği ya da Çocuk gelişimi mezunu mu?)
- Okuldaki İngilizce ağırlığı nasıl? İngilizce öğretmeni kim? (Bence önemli)
- Sınıf mevcutları nedir? Her sınıfta kaç öğretmen ve yardımcı öğretmen bulunuyor?
- Ders programı/Günlük akış nasıl?
- Yemek menüsü nasıl? Şekerli yiyecekler, paketli gıdalar var mı? Tabaklar nasıl? (Plastik olmasın) Yiyecekleri nereden temin ediyorlar? Catering mi getiriyor? Okulda mı pişiriliyor? Sabahları yumurta var mı?
- Okulda merdiven çok mu? Güvenli mi?
- Eğitim felsefesi ne? Örneğin, Montessori (pembe kule vs), Reggio emilio (ışıklı masa, aynalar, vs), Waldorf (ahşap bebekler, materyaller, vs) gibi felsefeleri benimsiyorlar mı? Okuldaki materyal ve koşullar bu felsefeyi destekliyor mu? (Kimi okullarda benimsediklerini söyledikleri felsefenin materyalleri bile olmuyormuş. Onun için okulları dolaşırken bunlara dikkat etmek isteyebilirsiniz.)
- Uyku saati/odası var mı? Çarşaf evden mi getiriliyor? Kaç kişi aynı odada uyuyor? (Ben uyku saati olmayan bir okula vermiştim oğlumu.)
- Okul ve sınıflarda havalandırma yeterince sağlanıyor mu? Nasıl ve ne sıklıkla havalandırılıyor? (Özellikle pandemi döneminden sonra artık bu çok daha iyi anlaşılıyor sanırım.)
- Bahçe geniş mi? Her gün (kar yağmur demeden) çocukları bahçeye çıkarıyorlar mı? (Bence çıkarılmalı.)
- Materyaller plastik ağırlıklı mı? Yoksa ahşap mı?
- Tuvaletleri nasıl? Kim götürüyor çocukları tuvalete? Kız erkek wc ayrı mı? Çoklu kullanılabilen tuvaletlerde klozet araları paravanla ayrılmış mı? Lavabo mesafesi çocukların boyuna uygun mu? (Bu konuda seçtiğimiz okul benim fikrimi değiştirmişti. Önemli olan okuldaki kişilerin bu konu üzerinde düşünmüş ve en doğrusunu yaptıklarına sizi inandırabilmiş olmaları bence. Bu konuda farklı görüşler var çünkü.)
- Veli ile iletişim ne şekilde ve ne sıklıkla sağlanıyor? İletişim kişisi kim?
- Sınıflarda tv/ekran kullanımı var mı?
- Alıştırma sürecini nasıl yönetiyorlar? (Bu çok çok önemli bence. Kesinlikle daha kayıt öncesinde konuşulmalı.)
- Dışarda hazırlanmış/velilerin getirdiği gıdalar kabul ediliyor mu? (Doğum günlerinde vs) (Bence edilmemeli. Bizim okulumuzda malzeme götürülüyor, okulda öğrencilerle birlikte doğum günü keki pişiriyorlar. Dışarıdan süslü pastalar getirilmiyor.)
- Yılsonu gösterisi yapıyorlar mı? (Biliyorum çok güzel görünüyorlar sahnede ama bir gösteri sahneye koyabilmek için çok uğraşmaları gerekiyor ve strese giriyorlar ence. O yüzden ben gösteri olmamasını tercih ediyorum.)
- Aşısız çocuk var mı? (Pandemi sürecinde ailesinde covid aşısı olmayan var mı diye bile sorulsa yeri bence. Aşısız bir çocukla çocuğumun aynı sınıfta olmasını istemezdim.)
- Çocuklar okul dışı gezilere gidiyorar mı? Hangi araçlarla gidiyorlar? Kaç çocukla kaç öğretmen gidiyor? Ne sıklıkla gezi oluyor?
- Yaşadığınız bölgeye okul servisi var mı?
- Ücretleri nasıl? Kırtasiye vb. ek ödemeler var mı?
9 Ağustos 2021 Pazartesi
Ana okulu / Kreş seçerken dikkat edilmesi gerekenler
2 Mayıs 2021 Pazar
Rafine şekersiz, glutensiz bebek keki (+9 ay): Kuru fasülyeli topkek - Mutlaka deneyin!
Herkese merhaba,
Günlerdir blogumda yazmayı düşündüğüm birçok yazı var ama bugün bu keki yaptığımda mutlaka herkesle paylaşmam gerektiğini düşündüm. O yüzden bir tarifle çıktım karşınıza bu defa. Başlıkta “bebek keki” yazdım ama eminim herkes çok sevecek.
Tarifin orijinali Huzurlu Mutfak’a aitmiş sanırım. Ben Kevser’in Mutfağı versiyonundan esinlenerek bebeğime uygun hale getirdim. Aşağıda vereceğim tarifi ile +9 aylık bebek için uygun. En kısa zamanda tam yumurta ile, kakaolu, tahinli ve daha büyük miktarda yapmayı düşünüyorum. Her türlü çok lezzetli olacağını düşünüyorum.
Malzemeler:
1 yumurta sarısı
3 yemek kaşığı keçi boynuzu özü
1-2 yemek kaşığı zeytinyağı
2 tatlı kaşığı keçi boynuzu unu
1 su bardağı iyice haşlanmış, robottan çekilmiş kuru fasülye
Çay kaşığının ucuyla karbonat
Yapılışı:
Fırın 180 dereceye ısıtılır.
Yumurta sarısı ile keçi boynuzu özü çırpılır.
Sırayla diğer malzemeler eklenir ve karıştırılıp minik muffin kalıplarına paylaştırılır.
Yaklaşık 30-40 dk pişirilir. (Bu süre fırınınıza bağlı olarak değişebilir.)
Bebeğiniz varsa bunu, yoksa bahsettiğim diğer versiyonlarını mutlaka deneyin diyorum. Şeker yerine keçi boynuzu özü gayet güzel oldu bence. Ben özellikle 4 yıldır mümkün olduğunca uzak durmaya çalışıyorum şekerden. Size de tavsiye ediyorum.
Deneyenlerin şimdiden ellerine sağlık.
Sevgilerimle,
Alice
2 Şubat 2021 Salı
AŞAĞI BAKMAYACAĞIZ
Herkese merhaba,
İlk kez blogumda böyle bir yazı yazıyorum. 1 aydır ve özellikle Kara Pazartesi olarak Boğaziçi Üniversitesi tarihine geçmiş olan dünkü olaylar karşısında kayıtsız kalamıyorum. Tarih zaten unutmayacak ama blogumda da izi kalsın istiyorum. Boğaziçi Üniversitesi Direnişini konuşalım istiyorum.
Boğaziçi Üniversitesi mezunuyum ben. Çok uzun yıllardır içindeyken kendimi her zaman en güvende hissettiğim yer oldu kampüsüm benim için. Yani aslında çok çok derinden hissediyorum tüm olayları. Ama şu an iki çocuğu olan bir anne olarak yazıyorum bu satırlarımı. Çünkü çocuklarımın bu ülkedeki geleceği hakkında, bu ülkenin tüm çocuklarının geleceği hakkında büyük endişe duyuyorum.
Öncelikle birkaç noktayı netleştirelim.
Benim tanıdığım Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi aklıselimdir. Bilimin peşindedir. Adalet ister. Özgürlük ister. Demokratiktir. Hakkını arar ve iletişim kurarak alır hakkını. Şiddet bilmez. Barışcıldır. Barışı, farklılıklara saygıyı benimser her zaman. Öyle sanıldığı gibi elit, ulaşılması imkansız bir yer falan da değildir. Bir devlet üniversitesidir. Sadece bursuyla geçinmeye çalışan çok öğrenci vardır. Ve ülkenin her yerinden gelir öğrencileri. Parasını verip değil, puanını alıp gelir. Çalışkandır. İnatçıdır.
Boğaziçi Üniversitesi’nde kurumun temel ilkelerine her zaman bağlı kalınmıştır. Boğaziçi Üniversitesi’nde her şeyin öğrenci için olduğu bilinci vardır. Boğaziçi Üniversitesi kampüsünde polisin yeri yoktur. Darbe dönemleri dahil, polis hiç girmemiştir. Çünkü gerekmez. Çünkü Boğaziçi Üniversitesi rektörleri buna her zaman engel olmuştur. Çünkü bilimin yuvasında, bir okulda polisin işi ne? Öyle değil mi?
Normalde rektör atamaları nasıl oluyordu?
Normalde belli sayıda aday belirlenir, öğretim üyeleri de kendi aralarında seçim yapar. En çok oy alan 3 adayın ismi cumhurbaşkanına gider ve cumhurbaşkanı bu üç adaydan birini -genellikle birinciyi- atar. Boğaziçi Üniversitesi seçimi öylesine önemsemiştir ki atanan kişi 2. ya da 3. sırada seçilen kişi ise Boğaziçi geleneklerine göre istifa eder ki seçimle birinci olarak kazanan rektör atansın.
Peki 2 Ocak 2021’de Melih Bulu’nun atanması ile ne oldu?
Üniversitenin özerk yapısı hiçe sayıldı.
Seçim sistemi yok edilmiş oldu.
Öğretim üyelerinin üniversitenin işleyişine dahil olma hakkı elinden alınmış oldu.
Bir bilim, bir eğitim kurumu kayyum marifetiyle kontrol altına alınmaya çalışıldı.
Üniversitenin işleyişini bilmeyen, kurumda öğretim üyesi ol(a?)mamış birisi tepeden inme kayyum olarak gönderilmiş oldu.
Ve bu kişi kurumu o kadar tanımamış ki, polisi kampüse soktu.
Peki şimdi neler oluyor?
1 aydır her gün öğretim üyeleri kar yağmur demeden rektörlük binasına sırtını dönüp eylemlerini sürdürüyor.
1 aydır her gün öğrenciler toplanıp danslarla, posterlerle ve sosyal medyada eylemlerini sürdürüyor.
1 aydır sivil polisler kampüsü ve semti abluka altına almış durumda.
Pırıl pırıl gençler barışçıl eylemlerinde şiddet görüyor ve gözaltına alınıyor.
Melih Bulu’nun kişisel ya da akademik başarı ya da başarısızlıkları ile ilgili değil bu durum. Bu isyan rektörlük seçim sisteminin ve üniversitelerin özerk yapısının ortadan kaldırılması ile ilgili. Olay sadece Melih Bulu’nun istifa etmesi değil. O istifa etse ve yerine yine tepeden başka biri atansa yine sorun devam ediyor olacak. Melih Bulu daha fazla kara leke bırakmadan istifa etmeli ve rektör seçim ile belirlenmelidir.
Üniversitelerin özerk olması neden gerekli?
Üniversitede bilim yapılır. Devlet tarafından fonlanıyor olsa bile kontrol ya da manipüle edilemez. Edilirse bilim üretilemez. Amaç zaten eğitimi köreltmek ve yok etmekse çok başarılı bir adım. Bravo. Ama bilim üretmeyen toplumlar yok olmaya mahkumdur. Yok olmak isteyen var mı?
Peki 1 Şubat 2021’de ne oldu?
Olay öyle bir boyuta geldi ki saçma sapan şeyler olmaya başladı.
Okulun kendi içinde çözebileceği küçük sorunlar (sergi olayı) sivil polisler yüzünden büyümeye başladı.
Gencecik çocuklar sadece basın açıklaması yapmak için toplanacakken topluca göz altına alınmaya başladı.
Öğrenciler kampüse hapsedildiler.
Keskin nişancılar okulun kapısını gören bir binanın çatısına yerleştirildiler. Keskin nişancılar!
Kalen tutan parmaklara karşı keskin nişancılar ve sopalı güvenlik görevlileri!
Boğaziçi Direnişi neden bu kadar önemli?
Boğaziçi Üniversitesi’nde vuku bulmakla birlikte bu olay tüm Türkiye’nin geleceğini etkileyecek tarihi bir olaydır. Rektörlerin, üniversite paydaşlarının hiçbir katılımı olmadan tepeden atanması gelişmiş ülkelerde/başarılı üniversitelerde görülen bir uygulama değildir. Bu atamayı kabul etmek bundan sonra ülkedeki tüm üniversitelere tepeden kayyum atanacak demek. Bu atamayı kabul etmek ülkemizin geleceğine ket vurmak demek. Bu direniş ülkesini seven her vatandaş tarafından desteklenmelidir.
- Öğrenciler derhal serbest bırakılmalıdır.
- Polis derhal kampüsü terk etmelidir.
- Melih Bulu derhal özür dilemeli ve istifa etmelidir.
- Üniversiteler özerk bırakılmalı ve seçim sistemi derhal yeniden işletilmelidir.
#kayyumrektöristemiyoruz #kabuletmiyoruzvazgeçmiyoruz #aşağıbakmayacağız
Bu yazıdaki görseller @bogazicidirenisi ve @radyobogazici instagram hesaplarına aittir.
Aşağıdaki linkte direnişin kronolojisini bulabilirsiniz. İlk günden itibaren gün gün olayları yazıyorlar. Ve güncelliyorlar.
https://sivilalanarastirmalari.org.tr/kronoloji/?s=09
8 Mayıs 2020 Cuma
Yenidoğan İhtiyaçları: Anne – Bebek Alışveriş Listesi (Marka önerileri ve kullanıcı yorumlarıyla)
Herkese merhabalar,
İlk “Yenidoğan İhtiyaçları: Anne – Bebek Alışveriş Listem”i
Ekim 2016’da, oğlum doğmadan tam bir ay önce yazmışım. İnstagram’da
“nailartinwonderland” hesabımdan beni takip edenlerin bileceği üzere iki aydan
kısa sürede ikinci bebeğimi kucağıma almayı bekliyorum. Şu an doğacak bebeği
için alışveriş yapmak isteyen güzel anneler için, 3,5 yıllık tecrübeme de
dayanarak yıllar önce yazdığım alışveriş listemi güncellemek, “iyi ki almışım”
ya da “boşuna almışım” dediğim şeyleri sizlerle yeniden paylaşmak istiyorum.
İlk listemi hazırladığımda ürünleri araştırmalarıma dayanarak almıştım. Bu defa
kullanıcı yorumlarıma dayanarak yazacağım. Bu yüzden epey detaylı olacak. Umarım
işinize yarar.
ANNE İHTİYAÇLARI
- Emzirme
sütyeni/atleti (Mevsime göre sütyen yada atlet tercih edebilirsiniz.
H&M, Marks and Spencer, Oysho, Penti gibi mağazalarda olduğu gibi
Trendyol vb mağazalarda da çeşitlerini bulmak mümkün. İlk oğlum kış bebeği
olduğu için ben atlet tercih etmiştim. H&M’in atletlerinden de çok
memnun kalmıştım. Kişisel tercih tabi ki ama ben aşağıdaki görselde
soldaki tarz atlet ve sütyenleri kullanışlı bulmadım. Onun yerine sağdaki
gibi tamamen açılanlar benim için çok daha iyi oldu.)
- Lohusa
pijama/gecelik/sabahlık (Gecelik ve sabahlık aldığıma pişman olduğum
şeylerden. Normalde giymeyeceğiniz bir şeyse ve hastanede fotoğraf çekimi
yapmayacaksanız (ki Covid-19 döneminde birçok hastane süslemeye ve
fotoğrafa izin vermiyor), boşuna pahalı bir takım almayın derim.)
- Emzirme
yastığı (Mycey aldım. Sert olması iyi oluyor. Memnun da kaldım aslında ama
kısa süre kullandım. Normal yastık kullanmak daha rahat geldi bir süre
sonra. Çok zaruri bir alışveriş değil.)
- Göğüs
ucu kremi (Bebek memeyi doğru kavradığında bu ürüne hiç gerek kalmıyor. Emzirme
ile ilgili acı tatlı tecrübelerime dayanarak doğum öncesi almak
gerekmediğine inanıyorum. Doğumdan sonra gerekirse çeşitli kremler
denenebilir. Ben çocuk doktorumuzun karışım verdiği kremi kullanmak
zorunda kalmıştım.)
- Göğüs
pedi (Lansinoh almıştım ama neredeyse hepsi kaldı, sadece krem sürmek
zorunda kaldığımda kıyafetime bulaşmasın diye kullandım. Önceden almaya
gerek yok.)
- Göğüs
kalkanı (Almayın, kullanmayın. Üstünde bile yazıyor en fazla 45 dk
kullanılması gerektiği. Süt kanallarına baskı yapıyor, vs vs. Hiiç gerek
yok.)
- Süt
pompası (Doğumdan kısa süre sonra işe başlayacaksanız ve süt sağmanız
gerekecekse Medela yada Ameda’nın elektrikli pompalarına bakabilirsiniz.
Ancak “ya sağmam gerekirse” diye önceden almak o kadar mantıksız ve
gereksiz ki. Hele manüel pompa direkt çöp. Hastanedeyken sağmanız
gerekirse zaten hastanede pompa oluyor. Ben oğlum doğduğunda emmediği için
2,5 ay kadar sağmak zorunda kaldım. Ameda çiftli elektrikli pompa
kullandım ve performansından memnun kaldım. Hiç kullanmamış olmayı
dilerdim. Sonrasında emzirebildim ve sağımı bıraktım. Umarım bu defa hiç
kullanmam gerekmez.)
- Süt
saklama poşetleri (Lansinoh kullanmıştım. Umarım gerekmez ama gerekirse
yine onunla devam edebilirim. Sağıp kısa süre sonra bebeğe verilecek
sütler için ise poşet yerine süt saklama şişeleri tavsiye ederim. Hem
ısıtmak da daha kolay oluyor. Ama dediğim gibi bu bebeği görmeden
yapılacak bir alışveriş değil bence.)
- Emzirme
önlüğü (Ebebekten almıştım. Çok
kullandım. Bir seyahatimizde kaybetmiştik. Şimdi yeniden alacağım. Mümkün
olduğunca büyük olması önemli bence.)
BEBEK KIYAFET VE TEKSTİL İHTİYAÇLARI
İlk oğlumda kıyafeti minimumda tutmaya çalışmıştım. (Sayılarını
bir önceki Yenidoğan alışverişi listem’de yazdığım gibi bırakıyorum aşağıda.
Şuan ikinci bebeğimi beklediğim için büyükten kalanları giyecek çoğunlukla
ufaklık. O yüzden çok daha az yeni kıyafet alıyorum bu defa.) Olur da ihtiyaç
olursa kolayca alınabilecek, internetten sipariş verilebilecek ürünler
oldukları için sizlere de az az almanızı ve çeşitli bedenlerde almanızı tavsiye
ederim. Kimi zaman birkaç gün önce giydikleri kıyafetler bile olmayabiliyor
<3 Öyle olunca hemen dolaptan bir büyük bedeni çıkarıp giydiriyordum ben. Hediye
kıyafet gelme ihtimali de var tabi. Kıyafette marka olarak da Mothercare çok
iyiydi ama battı. Marks and Spencer’ın badilerinin yumuşaklığına bayılıyorum,
çok iyiler bence. Şu sıralar en çok H&M ve LC Waikiki alıyorum sanırım
büyük oğluma. Chicco ve Zara’dan aldığım ürünler de var. İdil baby de oldukça
kaliteli. Koton, Ebebek gibi mağazalardan aldığım ürünler de var. Ne nerede
denk gelirse ^^ Ama bence önemli olan birkaç nokta var. Birincisi, ben çok koyu
renkler almamaya dikkat ettim yenidoğan alışverişinde hep. “Ne kadar çok renk,
o kadar çok boya” diye okumuştum bir yerde, ondan etkilendim sanırım. (Büyük
çocukta da iç çamaşırında beyaz ya da çok açık renk tercih ediyorum.) İkincisi,
bebeğin tenine değecek her şeyin mutlaka %100 pamuk olmasına dikkat etmek
gerekiyor. Son olarak şunu ekleyeyim: “8 aylık olduğunda Şubat ayında olacağız.
O zaman 6-9 aylık alayım kışlık kıyafetleri” diye düşünüp ileriye dönük çok
alışveriş yapmayın derim. Çünkü bebeklerin büyüme hızları çok farklı
olabiliyor. Kışın giyecek diye yazdan tahmini aldığınız sweatshirt giyme zamanı
geldiğinde çocuğunuza büyük ya da küçük gelebilir. Ama uygun fiyatlı
bulduğunuzda çeşitli bedenlerde iç badiler alabilirsiniz. 2 yaşa (daha doğrusu
tuvalet eğitimine kadar) onlar her daim kullanılıyor.
- Çıtçıtlı
badiler (En en çok kullanılan kıyafet bu olacak. Bir de bunların hem
alttan hem önden çıtçıtlı olanları var. Anvelop diye de geçiyor. İlk
zamanlar kafasından giydirmeye korkarım belki diye 0-3 aylık olanlar için
öylelerinden de tercih ettim.)
- Tulumlar
(Farklı bedenlerde 3er tane) (Özellikle fermuarlı olanlar çok daha
kullanışlı.)
- Alt
üst takımlar (Farklı bedenlerde 3er takım) (Şuanki aklım olsa takım yerine
daha çok tulum tercih ederdim. Ama kimi arkadaşlarım da takımı daha çok
sevebilir. Kişisel tercihinize göre seçim yapabilirsiniz.)
- Çoraplar
(Birkaç çift farklı boylarda almakta yarar var.)
- Eldiven
ve şapka (Çok almamam önerilmişti. Çeşitli setlerde de çıktığı için ben
ayrıca hiç almadım :D Zaten eldiven kullanmamak en iyisi. İlk günden
dokunarak öğrenmelere başlasın bıdıklar.)
- Hastane
çıkışı (1 tane 10lu, 2 tane 5li set almışım ilk bebekte. Bu defa hiç
almadım sanırım.)
- Uyku
tulumu (Hani şu kolları açıkta bırakan, alt tarafı çuval gibi fermuarlı
olanlardan. Bebeklerde ilk yıl boğulma tehlikesine karşı yorgan önerilmiyor.
Eviniz soğuksa tercih edebilirsiniz. Ben denemek için almıştım ama evimiz
hep çok sıcak olduğu için sadece anneanneye yatıya gittiğimizde çok az
kullandık.)
- Astronot
mont (Oğlum için çok kalın olmayan bir tulum almıştık. Hastaneye vs
giderken birkaç defa giydirdik ama çok da kullandığımızı söyleyemem. Yine
de alınabilir.)
- Battaniye
(Farklı kalınlıklarda birkaç tane. Oğlum hiçbir zaman üstünü örttürmediği
için neredeyse hiç kullanmadık battaniye. O yüzden ikinci bebek için
neredeyse hiç kullanılmamış olarak duruyorlar.)
- Müslin
battaniye ve bezler (Büyük boylarından birkaç tane mutlaka alınmalı. Aden
& Anais’ten 120x120cm 4lü bir set almıştım ben. İndirime rastlayınca
Amerika’daki fiyatından ucuza gelmişti. O zaman dolar kuru da şimdikinden
çok farklıydı tabi. Sonradan fiyatları inanılmaz uçtu. Ben çok çok memnun
kaldım, ikinci bebekte de onları kullanacağım. Dışarda emzirme örtüsü,
misafirlikte/otelde çarşaf, yazın/sıcak ortamlarda battaniye, banyo
sonrası havlu, güneşte pusetin üstüne gölgelik, hatta gerektiğinde sırtına
ter bezi vb her türlü işe yarıyor. 120x120 olanlarından ilk etapta 2 tane almanızı
tavsiye ederim.)
- Ağız
bezleri (Mermerşahi ya da tülbent kumaşından olanları makbul bence. Penye
olanları sevemedim. Annem ilk oğluma 10 tane kadar yapmıştı, miniğime de
hazırlıyor yine sağolsun. Bol bol olmasında sakınca yok.)
- Nevresim
takımı (Büyük oğlum 3,5 yaşında şu an ve biz oğlumda yorgan, battaniye vs
hiç kullanmadık. Hiçbir koşulda üstünü örttürmedi, örttürmüyor.
Dolayısıyla nevresim hiç gerekmedi. Aldığım 2 nevresim yıkandı, ütülendi, hiç
kullanılmadı. 3 lastikli çarşaf almıştım, hala onları kullanıyoruz.
Minikte de onları kullanmaya devam edeceğim. English Home tercih etmiştim.
LCW Home da güzel ürünler çıkarıyor. Yastık da 2 yaştan önce hiç kullanmadık.
O yüzden yastık kılıfı da 2 yaş sonrası kullanım için alınabilir.)
- Banyo
havlusu (Kundak şeklinde, bebeğin başı için köşesinde üçgen olan havlulardan
2 adet yeterli bence. İlk zamanlar içine müslin örtü yayıyordum. Müslin
çok daha iyi ve hızlı kuruluyor ve çok daha yumuşak. Oğlum banyo sonrası
emmek isterdi hemen. Müslinle kurulayıp, üçgen banyo havlusuyla kundak
gibi yapıp emzirirdim sakinleşene kadar. Bu arada kazalara sebebiyet
vermemek için miniğin bezini bağlamayı da unutmayın ^^)
BANYO, TEMİZLİK ve SAĞLIK İHTİYAÇLARI
- Küvet
/ Küvetin içine koymak için file ya da sünger / Kova / Maşrapa (Küvet
olarak banyoda yerimiz dar olduğundan Stokke’nin katlanabilir küvetini almıştık.
Şuan piyasada stokta göremiyorum. Ben memnun kaldım ve kullanmaya devam
edeceğiz. Ama tamamen bütçenize ve zevkinize göre seçim yapabilirsiniz.
Maşrapa için uç kısmı yumuşak olanarı da tercih edilebilir ama ben
kullanmadığım için bilemiyorum. Kova da suyun sıcaklığının bebek için çok
soğuk ya da sıcak olmadığından emin olmak için önemli bence. Herhangi bir
kova kullanılabilir.)
- Şampuan
(İlk oğlumda Mustela köpük şampuan kullanmıştım ama pek sevmedim. Şuan Burt’s Bees kullanıyoruz. Minik için
de aynı ürünle devam ederiz muhtemelen. Aslında Türkiye’de bulabilsem
Earth Mama Angel Baby isterim ama henüz rastlamadım. İnstagramda içerik
inceleyen birçok hesap var. Onlara göz atıp bütçenize uygun bir ürünü
seçebilirsiniz. Bence yenidoğan için önemli olan kokusuz olması. Bu arada
neredeyse 1 yaşına kadar çok çok az şampuan kullandığımızı da
söylemeliyim. Ciltleri zaten tertemiz, yumuşacık. Her banyoda şampuana kesinlikle
ihtiyaç yok.)
- Bebe
yağı / vücut sütü / nemlendirici (Ben ilk oğlumda kullan(a)madım. Gerek de
olmadı pek. Bu kış soğuklarda cildi biraz kuruyunca kullanmak için Badger
baby balm aldım. Minikte de kullanmayı deneyebilirim.)
- Tarak-Fırça
(Chicco’nun setini almıştım. Memnundum ama bir şekilde kayboldu ve sonra bilmediğim
başka bir marka aldım. O da iş gördü.)
- Tırnak
makası (Chicco’nun setini aldım. Uzun süre çıt çıt makasını kullanmıştım
ve memnundum. Pegasus Airlines Londra uçuşumuzda valizimizi kaybedince
gitti ne yazık ki. Ben de makas şeklinde olanı kullanmaya devam ediyorum.
O da çok rahatmış. Setin içindeki diğer ürünleri ise hiç kullanmadım.)
- Pişik
kremi (En çok Sudocrem kullandık biz. Yine onunla devam ederim diye
düşünüyorum. Doktor önerisi isteyerek ve içerik incelemesi yaparak karar
verebilirsiniz.)
- Ateş
ölçer (Bir koltukaltı dijital ateşölçeriniz mutlaka olsun. Braun dijital
ölçer çok hızlı ölçüyor. Memnun kaldım ben. Ama uyuyan bebeğin ateşini
ölçmek için de temassız bir ateşölçer de iyi oluyor. Ben Aliexpress’ten
almıştım ve şaşırtıcı şekilde memnun kaldım. Başta güvenemediğim için
çalıştığım yerin revirine verdim. Hemşire hanım sağolsun hem kendi
ateşölçeriyle hem benimkiyle ölçtü birkaç gün hastalarını. Sorunsuz
çalıştığını teyit etmiş olduk. Kulaktan ölçer hiç kullanmadığım için
bilemiyorum.)
- Bebek
çamaşır deterjanı (Green Clean ve Siveno kullandım. Bir de Mom’s Green
aldım, onu deneyeceğim. İçerik incelemesi yaparak bütçenize uygun olanı
tercih edebilirsiniz. Kokusuz olmasına dikkat edin. Hatta ben emzirdiğim
sürece kendi üst kıyafetlerimi de hep kokusuz deterjanla yıkamıştım.)
- Bebek
bezi (Huggies’den çook memnunduk. Ama Türkiye pazarından çekildi. Prima
Premium Care ve Minnies de kullandık. Bezi doğumdan önce stoklamanızı
önermem. Her bez her bebeğe uymuyor, hassasiyet/pişik yapabiliyor. Dahası
ilk zamanlar neredeyse her pakette bir boy büyüğüne geçmeniz gerekiyor.
Beden seçimini önceden kestirmek zor ilk birkaç ay. Doğacak bebeğim için
Sleepy Natural deneme paketi aldım. Hangi bezle devam edeceğimizi zaman
gösterecek.)
- Pamuk
(Yenidoğanın cildi hassas olduğundan en azından ilk birkaç ay poposunu
sadece ılık su ve pamukla temizlemeyi planlıyorum ilk oğlumda yaptığım
gibi. Ebebek’ten Baby&Me pamuk aldım ama sanırım çok önemli değil
hangi marka olduğu.)
- Islak
mendil (Unibaby yenidoğanı çok uzun süre kullandık ve oldukça memnundum.
Ama içeriğini değiştirdikleri için artık almıyorum. Sleepy Natural
Yenidoğan ve Baby&Me Yenidoğan için deneme paketleri aldım. Londra’da
Water Wipes almıştım. Gerçekten çok doğal ve güzel bence ama kurdan dolayı
çok pahalı =( Islak mendili ilk zamanlar sadece dışarıda mecbur kaldığımda
kullanıp, bebek büyüdükçe pamuktan buna geçiş yapacağız.)
- Alt
açma bezi (Kullan-at) (Canbebe, Baby&Me, Sleepy vb. olabilir. Markası
çok önemli değil. Ama ben 60x90 olanları tercih ediyorum. Şimdilik Sleepy
aldım.)
- Burun
aspiratörü (Otribebe önermişti doktorumuz. Yine ondan aldım. Ama çok
kullanmamak öenmli. Sağlık konularında her zaman önce çocuk doktorunuza
danışın derim.)
- Oda
termometresi (Weewell dijital nem ve sıcaklık ölçer kullanıyorum.
Özellikle ilk zamanlar odanın nemi ve sıcaklığı önemli. Başka bir marka da
tercih edilebilir ama bir nemölçeriniz olsun bence.)
BÜYÜK EŞYALAR
- Bebek
arabası ve Oto Ana kucağı (Biz uzunca sayılabilecek bir eleme sürecinden
sonra Peg Perego Si Switch Travel System modeline karar verdik.
Kriterlerimiz hafif olması, kolay katlanabilir olması, 5li emniyet
kemerinin olması, kolay idare edilebilir olması vb idi. Sonradan ayrıca
baston puset almaya uğraşmak istemedik. Çin malı olmasını da istemedik.
Sonunda bu modelde karar kıldık. Barış 5 aylıkken ilk uçak seyahatimizde
bir parçası kırıldı. Ona rağmen 3 yıl severek kullandık. Hala onunla devam
edeceğiz.)
- Anne
yanı olabilen beşik/karyola (Öncelikle Chicco next2me almayı düşünmüştüm.
Ama en fazla bebek 9 aylık olana kadar kullanılabildiği için evde
kalabalık yapacak eşya istemedim. İkea’dan bir yanı çıkarılabilen ve bebek
büyüdüğünde de yanı çıktığı için çocuk yatağı gibi kullanılabilen Gulliver
karyolayı tercih ettik. Çok memnun kaldık. Oğlum hala onda yatıyor.
Şimdilerde ona yeni bir yatak alıp İkea karyolayı yeniden anneyanına dönüştürmemiz
gerekiyor ama bakalım nasıl olacak.)
- Bebek
yatağı (Seçmek epey zor oldu. Bebek yatağının çok sert yada çok yumuşak
olmaması önemli. O yüzden visco kesinlikle olmamalı. Yarı ortopedik
olmasını öneriyor çocuk doktorları. Allerjik olabileceği için yün ve doğal
lateks önerilmiyor. Ayrıca yün ve pamuk yataklar zamanla çökme yapabildiği
için bebeğin omurgasını iyi desteklemiyormuş. Biz sonunda İşbir’den
Allerban yatakta karar kıldık. Kılıfının çıkarılıp yıkanabiliyor olması da
tercih sebebiydi bizim için. Oldukça memnunuz.)
- Yan
yatış yastığı (Mycey aldım. Sevibebe’nin yatak şeklinde olanı da tercih
edilebilir belki. Joker, Ebebek dahil olmak üzere çoğu bebek mağazasında
bulabilirsiniz. İlk zamanlar çok kullandık.)
- Su
geçirmez alez (Bebek yatağı için Yataş’tan almıştık. Anne yanı yatak kullanıldığında,
anne yatağına da bir alez tavsiye ederim :) )
- Şifonyer
(Çocuk odası yapmadık biz hiç. Kendi şifonyerimizin bir kısmını oğlumuzun
eşyaları için ayırdık ve o şekilde kullandık. Şimdi büyük için yeni bir
çözüm bulup, miniğin eşyalarını yine bizim şifonyerde misafir edeceğiz.)
- Kanguru
(Ergonomik olması önemli. Buzzidil Standart beden almıştım ve o kadar çok
kullandım ki anlatamam. Oğlum pusette durmazdı. Puset çantalarımı taşır
ben de oğlumu kanguruda taşırdım. Kaç ülke dolaştık kanguruyla. Arkadaşlarım
“oğlunu koynunda büyüttün” diyorlar. Gerçekten de öyle. Kesinlikle tavsiye
ederim. Ama imkanınız olursa deneyip alın. İthal markalardan Boba,
Ergobaby, Buzzidil ve Lillebaby iyidir. Yerli ve daha uygun olsun derseniz
de mutlaka Neko ve Huggyberry’ye bir göz atın derim. Bu konuda Babywearing
Türkiye Facebook grubuna göz atabilirsiniz.)
- Ev
tipi ana kucağı (Almadık, kullanmadık. Çok gerektiğinde otokoltuğu
olan anakucağını kullandım evde de. Ama şimdi büyükle ilgilenirken minik
de yanımızda olsun diye alır mıyım bilmiyorum. Şimdilik almayı
planlamıyorum.)
BEBEK BİRAZ BÜYÜDÜKTEN SONRA
- Oto
koltuğu (1 yaşında Cybex M2 iSize koltuğunu aldık. Memnunuz. ADAC testlerinden
geçmiş olmasına mutlaka dikkat edilmesi gereken bir ürün. İsofix’li olması
önemli. Bir de bebeği oturtmadan almayın derim. Her bebek her koltuğa
oturmuyor :D )
- Kitaplık
(Çocuğun kendi boyunda bir kitaplığa sahip olması önemli diye düşünüyorum.
Biz kendi kitaplığımızın alt raflarını oğlumuza ayırmıştık. Emeklemeye
başladığı andan itibaren çok vakit geçirdi kitaplığın önünde.)
- Mama
sandalyesi (İkea. Hem evimiz daha büyük bir sandalye için küçük sayılır,
hem de bunun ön tablası çıktığı için masaya yaklaştırıp, bizle beraber
masaya oturmuş olmasını sağlamak hoşuma gidiyor. Artık kullanmadığımız
için kaldırmıştık ama kısmetse doğumdan tam 6 ay sonra depodan inecek yine
:) )
- Unigo
oyun matı (Bu oyun matı hem darbe emici, hem su geçirmez ve silinebilir
hem de antialerjik. Özellikle bebek hareketlenmeye başladığında işe
yarayacaktır. Ben evimizin salonu geniş olduğu için hiçbir boyu yeterli
gelmeyeceğinden almadım. Ama alan arkadaşım çok memnundu.)
- Çocuk
boyuna uygun masa-sandalye (2 yaşından sonra İkea Latt aldık.)
EKSTRALAR:
- Biberon
(Emzirmek istiyorsanız, emzirmeyi planlıyorsanız almayın! Almayın! Kullanmayın!
Başka söze ihtiyaç duymuyorum.)
- Emzik
(Kesinlikle evinize sokmayın! Emzirme, mama, biberon ve emzik konusunda
detaylı bilgi için lütfen Emzirme Sanatı Facebook grubuna üye olun.)
- Dönence
(Almadım, kullanmadım. Onun yerine yatağına ikea’dan kırılmaz ayna ve
çeşitli kitaplar, görseller koyuyordum.)
- Kapı
süsü (İlk oğluma kendim yapmıştım ama bu defa vaktim de enerjim de yok
gibi.)
- Oyun/aktivite
halısı (Ben almamıştım. Hiç aklımda bile yoktu ama hediye geldi. 1
aylıkken oğlumu koymaya başladım içine ve ilk kez bir şeye uzandığını
orada gördüğümüzdeki şaşkınlık ve heyecanımız paha biçilemez bence.
Markası modeli çok önemli değil diye düşünüyorum ama bebekler için çok
güzel bir ürün.)
Detaylı yazmak istediğim için epey uzun oldu ama umarım işinize yarar ve memnun kalırsınız. Yazımı buraya kadar okuduysanız, çok büyük ihtimalle siz de bebek bekliyorsunuz :) Sağlıkla kucağınıza almanızı dilerim. Bu listede atladığım bir şey dikkatinizi çekerse lütfen buradan ya da instagram'dan sorun. Bunun dışında annelik ve bebekle ilgili yazmamı istediğiniz yazılar olursa da yorum bırakabilirseniz sevinirim.
Sevgilerimle
Detaylı yazmak istediğim için epey uzun oldu ama umarım işinize yarar ve memnun kalırsınız. Yazımı buraya kadar okuduysanız, çok büyük ihtimalle siz de bebek bekliyorsunuz :) Sağlıkla kucağınıza almanızı dilerim. Bu listede atladığım bir şey dikkatinizi çekerse lütfen buradan ya da instagram'dan sorun. Bunun dışında annelik ve bebekle ilgili yazmamı istediğiniz yazılar olursa da yorum bırakabilirseniz sevinirim.
Sevgilerimle










