7 Ocak 2020 Salı

Adım Adım Eğitim Seti: 12 aylık abonelik yorumlarım

Herkese merhabalar,

Uzun bir aradan sonra yine bloguma dönme çabası içindeyim =) Aylar öncesinde yazmış olduğum ama burada paylaşmadığım birkaç yazım var kenarda. Bu da onlardan biri. Canım arkadaşım Büşra, Adım Adım Büyüyoruz Eğitim Setleri ile ilgili yorumlarımı merak edince ona gönderdim bu yazıyı. O da çok faydalı bulduğunu söyledi ve blogumda paylaşmamı önerdi. Belki yorumlarımı merak eden başkaları da olur diye paylaşmaya karar verdim. 

Adım Adım Eğitim Seti 12 Aylık Abonelik Yorumlarım

Biz oğum Barış 10 aylık olduğunda @adimadimbuyuyoruz kutularına abone olduk. 12+1 ay, her ay yeni bir kutu geldi. Son kutumuz da gelince düşüncelerimi paylaşmak için bu yazıyı yazdım. Aslında instagramda paylaşacaktım ama ben kendim "üye olsam mı?" diye düşündüğüm dönemde bu tarz kullanıcı değerlendirmeleri aramıştım internette. Bu sebeple buradan paylaşayım dedim.

Adım Adım Eğitim Seti 12 Aylık Abonelik Yorumlarım

Adım adım eğitim setleri tek tek alınabileceği gibi abonelik şeklinde de alınabiliyor. Kutulardan her ay bebeğinizin o ayki gelişimiyle ilgili bilgiler ve etkinlik önerileri içeren bir kitapçık, kitapçıktaki etkinliklerle ilişkili birkaç malzeme (boya kalemi, ahşap küpler/çubuklar, çeşitli kartlar, balon, araba , kitap vs), tek yapraklık bir hikaye, ayın meyvesi broşürü, ve ebeveyn için minik bir broşür çıkıyor.

Adım Adım Eğitim Seti 12 Aylık Abonelik Yorumlarım

Dediğim gibi bizim 13. kutumuz geldi en son. Bu zamana kadar kimi ayların kutularında sevdiğimiz birçok şey oldu. Hangi aylarda çıktığını hatırlamıyorum, o yüzden her kutu için tek tek yorum yapamam ne yazık ki. Ama Barış'ın sevdiği birkaç şeyden bahsedeyim. (Hatırladıklarımın da ayını parantez içinde yazarım.) Örneğin arka arkaya birkaç kutudan çıkan sarı, kırmızı, mavi küplerle Barış Toprak çok oynadı. (Başlarda üst üste dizemiyor, kavanoza doldur boşalt yapıyordu. Sonra kule yapmaya uğraştı. Renklerine ayırma vb etkinlikler yaparken de kullandık.) Yine kutulardan çıkan ahşap çubukları kullanarak benim hazırladığım "deliğe çubuk geçirme" oyuncağını çok sevdi Barış. Ce-ee Binoo (10), Nasılsın Binoo? (11), Ne nerede gidiyor? (21) kitapları, dokun hisset ve renk kartları, deniz topu, beyaz araba (21) hep sevdiğimiz şeyler arasında.

Adım Adım Eğitim Seti 12 Aylık Abonelik Yorumlarım

Adım Adım Eğitim Seti 12 Aylık Abonelik Yorumlarım

Adım Adım Eğitim Seti 12 Aylık Abonelik Yorumlarım

Ancak bunların yanında, kimi aylarda sevmediğimiz, gereksiz bulduğum, olmasa daha iyiydi dediğim şeyler oldu. Her ayın kutusundan çıkan kitapların bazıları ilk tutmada kopan, yırtılan kapakçıklarla doluydu mesela. Daha ne olduğunu anlayamadan yırtılan şeyler keyif kaçırabiliyor. Emekleme ve yürüme halıları sabit durmadığı için hiç kullanışlı değildi ve yürüme halısı geldiğinde Barış çoktan yürümeye başlamıştı, o yüzden hiç ilgisini çekmedi. Bir kutudan iki tane boş minik karton çıktı resim yapması için. Kutudan çıkan malzeme daha nitelikli bir şey olmalıydı bence, her yerde bulamayacağımız bir şey. Yanılmıyorsam 19. Ay kutusuydu. Barış açtı, baktı ve hemen kendi oyuncaklarına döndü. Hiç ama hiç ilgilenmedi kutudaki hiçbir şeyle. Bu 22. Ay kutusunda da böyle oldu. Henüz yaşına uygun ya da sağlıklı olmadığını düşündüğüm pastel boyalar, çocuklar için tehlikeli olabilecek balonlar, sanki her bebek kullanıyormuş gibi biberon ve emzik vurgulu kitaplar ilk aklıma gelenlerden diğerleri. Tehlikeli olabilecek oyuncakların ebeveyn gözetiminde kullanılacağı öngörülse de ebeveyn kontrolü olmadığı durumlarda çocuğun ulaşamayacağı yerde saklanması gerektiğine dair yeterince uyarı bence yoktu kutularda. (Herkes özellikle balonun bebekler için ölümcül olabileceğini bilmeyebilir.) Bunların dışında, tek sayfalık hikayeler Barış'ın hiç ilgisini çekmedi desem yeridir. Biraz resimlerine bakıp bir kenara kaldırdık. Şu an acaba birbirinden apayrı hikayeler yerine aynı karakterleri kullanarak, birbiriyle ilişkili hikayeler olsa belki daha iyi olabilirdi diye düşündüm.

Adım Adım Eğitim Seti 12 Aylık Abonelik Yorumlarım

Beni asıl, en başından beri hemen hemen her kutuda çileden çıkaran ise "Ayın meyvesi" başlığıyla gönderilen, bir meyvenin faydalarının ve o meyve kullanılarak yapılabilecek tariflerin bulunduğu broşürler oldu. Bunları neyse ki Barış anlayamıyor henüz. Ancak o kadar çok kutuda bebeğin ayına uygun olmayan içerikleri olan tarifler vardı ki. Mantar iki yaşından önce verilmemeli örneğin. Ama mantarlı bir tarif vardı kutuların birinde. Süt 1 yaşından önce sadece fermente olarak kullanılabilir mesela (bizim doktorumuz mümkünse 18 aydan önce vermememizi salık vermişti.) ama 12 ay öncesi bir kutuda sütlü bir tarif vardı. Daha da fenası şekerin zararları her yerde boy gösterirken 2 yaşına bile gelmemiş çocuklar için yapılan tariflerde çikolata ve şeker kullanımının önerilmiş olması beni resmen çıldırtıyor. Bu konuda normalden fazla hassas olabilirim ama "eğitim" amacıyla alınan bir set aynı zamanda şekerin zararlarından haberdar olmayabilecek ebeveyni de eğitmeli diye düşünüyorum. Oysa "diyetisyen onaylı" deyip şeker ve çikolata kullanımını meşrulaştırıyor. Bunlarla ilgili kendilerine geri dönüt vermiştim. Kimi kutuların içeriklerindeki kitaplar ve materyaller değişmiş. Biz abonelikten çıktıktan sonra menü içeriklerini de değiştirdiler mi bilmiyorum ama dediğim gibi biz alırken durum bu şekildeydi.

Sonuç olarak, Adım Adım Eğitim Setleri temelde güzel bir amaca hizmet ediyor. İnternetten, sosyal medyadan çocuklarla yapılabilecek çeşitli etkinlikleri araştırma fırsatı olmayan ya da hazırlamak için zaman bulamayan bakım verenler için kolaylaştırıcı nitelikte bir ürün.

Ancak, kişisel fikrimi sorarsanız içeriklerinden önceden haberdar olsam ben çok büyük ihtimalle 12 aylık abone olmazdım. İnternette arattığınızda kutu içeriklerini detaylı paylaşan başka anneler bulabilirsiniz. Onları izleyip merak ettiğim birkaç tanesini alabilirdim. Ama sanmıyorum. Çünkü ben zaten bir sürü aktivite araştırıp uygulayabiliyordum oğlumla ve daha da önemlisi Adım Adım kutularının fiyatını hak etmediğini düşünüyorum. (Bugünkü güncel fiyatı 120TL civarında) Ona her ay vereceğim parayla çok daha fazla kitap, çok daha nitelikli oyuncak ve materyaller alabilirdim.

Sorularınız olursa yorum kısmından bana yazabilir ya da instagram hesabımdan (nailartinwonderland) ulaşabilirsiniz. Siz Adım Adım'a ya da diğer benzeri kutulara abone olmuş muydunuz? Sizlerin yorumları ne yönde? Paylaşabilirseniz çok sevinirim.

Sevgilerimle,
Alice

19 Haziran 2018 Salı

Models Own HyperGel Cerise Shine

Herkese merhabalar,

Ne çok zaman oldu değil mi yazmayalı?! Özlediniz mi beni? Ben çok özledim buraları. Barış Toprak doğduktan sonra zamanımın çoğunu ona ayırdım hep. Sonra da çalışmaya başladım ve eve çok iş getirdiğimden oğlumun uyanık olduğu saatler dışında tüm vaktim işlerle uğraşmakla geçti diyebilirim. Şimdi tatildeyim artık. Mümkün oldukça, zaman bulabildikçe, farklı tellerden çalarak kimi zaman oje/nail art, kimi zaman bebek, kimi zaman kitap, kimi zaman da seyahatler hakkında yazılar paylaşma niyetindeyim. Ve bugünkü yazım uzun zaman sonra bir oje tanıtımı olacak: Models Own HyperGel Cerise Shine. 

Models Own HyperGel Cerise Shine

Bu şeker pembesi güzel mi güzel oje Models Own markasına ait HyperGel serisinden bir oje. Bu seri ışıkla işlem yapmadan tırnaklara jel oje görünümü vermeyi vaat eden bir seri. Ve vaadini başarıyla yerine getiriyor bence.  

Models Own HyperGel Cerise Shine
Cerise Shine yoğun bir yapıya sahip bir oje. Sürümü kolay ama kuruma hızı ortalamadan biraz yavaş olabilir. Hızlı kurutucu topcoat yada damlalar ile bu sorun çözülebilir tabi ki. Kalın sürerseniz tek katta da opak görünüm sağlayabilirsiniz. Ama benim tavsiyem çok kalın olmayan iki kat sürmeniz yönünde olur. Kalıcılığını da şöyle anlatayım, Cumartesi sürdüğüm oje Salı günü ilk günkü gibi tırnaklarımda duruyor. Ben çıkarana kadar öyle duracak galiba :D 

Models Own HyperGel Cerise Shine

Daha önce de yazdığım gibi ben pembe ojeleri başkasında çok seviyor ama ne yazık ki kendime yakıştıramıyorum :( Models Own Cerise Shine da ne yazık ki bu fikrimi tam olarak değiştiremedi. Ojenin görüntüsünü, yapısını çok çok sevdim, ellerime bakıp duruyorum ama kendi ellerimde duruşu bence "eeh işte". Ben bir süre önce makyajsaati'nden almıştım bu ojeyi. Hala var mıdır ellerinde bilmiyorum ama bulabilirseniz ve rengini sevdiyseniz bu ojeye bir şans verebilirsiniz diyorum.

Models Own HyperGel Cerise Shine

Kocaman sevgilerimle,
Alice

Not: Bir sonraki yazı neyle ilgili olsun? Yazmamı istediğiniz özel bir konu var mı?

5 Eylül 2017 Salı

Doğum hikayem: Bir zorunlu sezaryen hikayesi

Herkese merhabalar,

Uzun aralıklarla yazabiliyorum artık bloga. Ama çok özlüyorum buraları. Hele ki oje ve nail art çalışmalarımı deli gibi özlüyorum ama oğlum tüm zamanımı alıyor diyebilirim 😇 O sebeple de farkındaysanız son yazılarım sadece hamilelik ve bebek ile ilgili şeyler. Bugün de onlardan birini yazmak istedim. Aslında paylaşıp paylaşmamaya emin değildim ama biryerlerde kayıtlı kalsın istedim. Karşınızda doğum hikayem:



Ben hamileliğim boyunca ve hatta daha da öncesinden beri hep normal doğum yapmak istedim. Sezaryenden korkuyor olmamın yanı sıra, doğum sancıları ile başa çıkabileceğime inanıyor ve o ağrının şiddetini gerçekten merak ediyordum 🙈 Ancak son haftalara yaklaştığımızda oğlum bir baş aşağı, bir ters pozisyonda oluyordu. Ters olması sezaryen sebebi olduğu için endişeliydim biraz ama emin olduğum bir şey vardı ki sezaryen bile olsa oğlum gelmeye hazır olduğunda olacaktı doğum. Doktorumla da şöyle anlaşmıştık: Kasılmalar başladığında ultrasona gireceğim. Ters ise ameliyathaneye, başaşağı ise doğumhaneye gideceğiz. 

Doğumdan önceki son birkaç muayenede başaşağı olduğu için içim rahattı. Oğlum olması gerektiği pozisyondaydı. Ben de hazırdım. Hatta hazırdan da öte patlamak üzereydim artık. 😜 40+1'de yalnız başıma avm'ye gittiğimde birkaç kişi "maşallaah" diye çığlık atmış, birkaç kişi de "ikiz mi?" diye sormuştu. 🙄

Doğumun olacağı gün (tabi o zaman doğumun o gün olacağını bilmiyorduk) tüm gün karnım sertti. Yorgun hissediyor, yatıp dinlenmek istiyordum. Duş alsam belki biraz rahatlarım diye düşündüm ve duşta nişanım geldi. Doktorumla ara ara telefonda konuşuyorduk. "Bebek hareket ediyor mu?" diye sorup duruyordu ama sürekli kasılma halinde olduğu için emin olamıyordum. Sabah erkenden kontrole gitmek için anlaştık. Hatta merkez 9'da açılıyor olmasına rağmen bizim için 7'de açılacağını söylemişti. Sonra suyum geldi ve anladım ben bir terslik olduğunu. Su normalde berrak olması gerekiyor ya, benimki koyu sarıydı ve parçacıklar vardı. Rengini gördüğüm anda ağlamaya başladım. Kayınvalidem normal olduğunu söyleyince belki de gerçekten böyle olması gerekiyordur diye düşünüp kendimi rahatlatmaya çalıştım. Ne olursa olsun, oğlum yakında kucağımda olacaktı.

Doktoru aradık. "Sakin olun, acele etmeyin ama artık eşyalarınızı alıp evden çıkın" dedi. Tekrar hızlıca duşa girip, hastane çantamızı alıp çıktık. Evimiz hastaneye yaklaşık 1 saat uzaklıktaydı. Doktorumuzla hemen hemen aynı saatlerde hastaneye vardık. Beni nst'ye bağlarlarken eşim suyumun fotoğrafını doktora gösterince hemen nst'yi durdurup açıklık kontrolü yaptı. Sadece 2cm olduğu ve ne zaman doğumun gerçekleşeceğini bilemeyeceğimiz için de "acil sezaryen" dedi. Her şey o kadar hızlı oldu ki. Meğer bizim oğlan içerde kakasını yapmış 🤦🏻‍♀️Bebeğimin doğumunu görmek istediğim için spinal sezaryen yapıldı. Belimden anesteziyi verirlerken aklımdan geçen "Ama ben zaten doğuruyorum, neden ameliyata alınıyorum?!" olmuştu. Kısa sürede olup bitti her şey ve o incecik "ııı" sesini duyduğumda hayatımın geri kalanının en büyük mucizesi gerçekleşmişti. Ben "anne" olmuştum. Hemen müdahale etmeleri gerektiği için yan tarafa aldılar. Ağzını, burnunu, cildini temizlediler. O sırada ben yattığım yerden izliyordum. Oğlum orada ağlarken, ben korku ve endişeyle "iyi mi?" diye soruyordum başımdaki hemşireye "Oğlum iyi mi?" Ağlamasının iyi işaret olduğunu, bebeğimin sağlıklı olduğunu söyledi hemşire. Ve biraz sonra havluya sarıp yanağıma dokundurdu yanağını. OĞLUM HOŞ GELDİN!



Yazımın bundan sonrası senin için sevgili hamile yada normal doğum isterken sezaryen olmak zorunda kalmış ve bunun için üzülüp duran lohusa arkadaşım.

Ben doğumdan sonra birkaç gün çok ağladım. Durup durup ağladım "Bebeğimi doğuramadım, başarısız oldum" diye. Ve sanırım onun da etkisiyle ağrım da çok oldu. Asla iyileşemeyeceğim sanıyordum. Ah, lohusa kafası, sen ne beter bir şeysin. Allah'tan birkaç gün içinde idrak edebildim olanları. Oğlum sapasağlamdı, kucağımdaydı 🙏🏻 Midesine mekonyumlu sudan gitmiş ama ciğerlere gitmeden kurtarmışız. Ciğerlere giderse parça yapışabiliyormuş ve bu birsürü soruna sebep olabilirmiş. Sezaryen olarak bu risklerin hepsinden kurtulmuş olduk. Böyle düşünmeye başladıktan sonra kısa sürede sezaryen ağrılarım da geçti.

Oğlum artık 9,5 aylık. İçimde geçen süreden daha fazla süre geçirdi kucağımda. 😇 Her gün yeni birşeyler yaparak yüzümüzü güldürmeye devam ediyor. Ve ben artık çok iyi biliyorum ki en güzel en pozitif doğum hikayesi bebeğin ve annenin sağlıklı olduğu doğum hikayesidir. Hayat bazen bize planladığımızdan farklı yollar çizer ama önemli olan sonunda iyi olmamızdır. Dilerim tüm anneler ve bebekler sağlıkla kavuşurlar 🙏🏻

Sağlık ve mutlulukla,
Alice

24 Ekim 2016 Pazartesi

Yenidoğan İhtiyaçları: Anne – Bebek Alışveriş Listem (Marka önerileriyle)


Herkese merhabalar,

Bugün üzerinde epey kafa yorduğum, tecrübeli annelerden fikirler alıp, farklı yerlerden birçok yazı okuyup oluşturduğum ve aslında hala bazı noktalarda kararsız kaldığım Anne-Bebek Alışveriş Listemi sizlerle paylaşmak istiyorum.


Benim okuduğum alışveriş listeleri genelde marka önerisinde bulunmuyor, sadece tulum, battaniye, şapka, vb. şeklinde sıralanmış ürünleri içeriyordu. Ama daha önce hamilelik yaşamadıysanız ya da çok yakınınızda birileri yeni doğum yapmadıysa her şey o kadar yeni ve yabancı geliyor ki ben hep marka tavsiyesi istemeye çalıştım konuştuğum annelerden. Ve birkaç alt başlıkta gruplayarak oluşturduğum Yenidoğan Alışveriş listemi burada da paylaşmak istedim. Biraz uzun olacak ama hem anne adaylarına faydalı olsun hem de içimdekileri dökeyim istiyorum. (Şuan hamileliğimin 36. haftasındayım. Bu ürünlerin hiçbirini henüz kullanmadım. Bu yazıyı daha ileriki bir tarihte, inşallah bebeğim doğup da ürünleri kullandıktan sonra, değerlendirmelerimle birlikte güncellemeyi planlıyorum.) Yanına ?? koyduğum ürünlerde marka/model seçemedim henüz. Tecrübeli annelerin desteklerini ve yorumlarını bekliyorum ^^

ANNE İHTİYAÇLARI
  • Emzirme sütyeni/atleti (Mevsime göre sütyen yada atlet tercih edebilirsiniz. H&M, Marks and Spencer, Oysho gibi mağazalarda çeşitleri mevcut. Ben fiyatı biraz daha uygun olduğu için ve modellerini de beğendiğim için H&M’i tercih ettim.)
  • Lohusa pijama/gecelik/sabahlık ??
  • Emzirme yastığı (Mycey aldım. Duyduğuma göre sert olması, yani bebeği emzirirken çökmemesi gerekiyormuş.)
  • Göğüs ucu kremi (Bella B aldım. Birkaç haftadır ara sıra kullanıyorum. Doğumdan sonra daha çok Hindistan cevizi yağı kullanmayı düşünüyorum ama doktora da danışırım.
  • Göğüs pedi (Lansinoh aldım. Chicco ve Mamajoo öneren de oldu.)
  • Göğüs kalkanı (Avent – “Başka marka düşünmeyin” diyorlar. Hastane çantasında bulundurulması tavsiye edilen ürünlerden.)
  • Süt pompası (Benim süt saklama amacım yok aslında. İlk yıl çalışmayıp bebeğime kendim bakacağım. Bir yaşından sonra da inşallah emmeye devam ederse, iş yerim evime çok yakın olduğundan emzirmek için eve gidip gelebileceğim. Ama yine de sütüm fazla olursa sağıp saklamak her zaman iyidir. Ki zaten ilk zamanlar sütün gelmesine yardımcı olabileceği, bebek göğsü boşaltamazsa boşaltmak gerekebileceği için bir pompa alma niyetindeydim. Güvendiğim bir yakınım Wee Baby manuel pompadan çok memnun kaldığını söyledi. İnternette okuduğum yorumları da oldukça iyi. Memnun kalmazsam verdiğim paraya hiç üzülmeyeceğim kadar da ucuz, diyordum ki Lansinoh’un manuel pompasının iki ayarlı olduğunu görüp, indirimde Wee Baby’ye oldukça yakın bir fiyattan bulunca onu aldım. Eğer çalışacaksanız ve/veya sütünüzü sağıp saklamanız gerekiyorsa Medela yada Ameda’nın elektrikli pompaları daha çok işinize yarayacaktır.)
  • Süt saklama poşetleri (Lansinoh yada Avent)

BEBEK KIYAFET VE TEKSTİL İHTİYAÇLARI

Kıyafet konusunda pek bir cimriyim sanırım ^^ Hani derler ya bebeğin yediği helal, giydiği haram diye :) Hiçbir şeyi haram olmasın diye az az aldım hepsinden. Ve çabucak büyüdükleri söylendiği için de birkaç tane 0-3 ay, birkaç tane 3-6 ay, birkaç tane 6-9 ay şeklinde aldım. Şimdi gözüme çok az geliyorlar ama olur da yetmezse kolayca gidip alınabilecek, hatta internetten sipariş verilebilecek ürünler oldukları için sizlere de az az almanızı tavsiye ederim. Hediye kıyafet gelme ihtimali de var tabi. Kıyafette marka olarak da Mothercare, Chicco ve Zara’dan aldığım ürünler olduğu gibi, Koton, Civil gibi markalardan ve Havuzlu Han’dan aldığım ürünler de var. Ne nerede denk gelirse ^^ Ama çok koyu renkler almamaya dikkat ediyorum. “Ne kadar çok renk, o kadar çok boya” diye okumuştum bir yerde, ondan etkilendim sanırım. Bir de bebeğin tenine değecek her şeyin mutlaka %100 pamuk olmasına dikkat etmek gerekiyor.

  • Çıtçıtlı badiler (Farklı bedenlerden 5er tane. Benim bebeğim kış bebeği olacak. Bu sebeple üstüne mutlaka başka şeyler de giydireceğim için genelde kısa kollu tercih ediyorum. Ama kolsuz yada uzun kolluları da tercih edilebilir. Bir de bunların hem alttan hem önden çıtçıtlı olanları var. İlk zamanlar kafasından giydirmeye korkarım belki diye 0-3 aylık olanlar için öylelerinden de tercih ettim.)
  • Alt üst takımlar (3er takım)
  • Tulumlar (3er tane)
  • Çoraplar (Kimi bebeklerin bileklerini sıkıyormuş çorapların lastikleri. O sebeple sanırım birkaç çift farklı boylarda almakta yarar var.)
  • Eldiven ve şapka (Çok almamam önerildi. Çeşitli setlerde de çıktığı için ben ayrıca hiç almadım :D Zaten bücürün tırnaklarını kesmeyi becerebilirsem eldiven hiç kullanmayabilirim. İlk günden dokunarak öğrenmelere başlasın bıdık. Ama birkaç şapka alsam iyi olacak sanırım :) )
  • Hastane çıkışı (1 tane 10lu, 2 tane 5li set aldım.)
  • Uyku tulumu (Hani şu kolları açıkta bırakan, alt tarafı çuval gibi fermuarlı olanlardan. Bebeklerde ilk yıl boğulma tehlikesine karşı yorgan önerilmediğinden bu tulumları denemek istedim. Ikea ve C&A'de var. Hatta English Home’da da var. Her bebek bu tulumun içinde durmayı sevmeyebiliyormuş. Ben denemek için C&A’dekilerden birini aldım.)
  • Astronot mont ?? (Kış bebekleri için gerekliymiş ama henüz almadım.)
  • Battaniye (Farklı kalınlıklarda birkaç tane)
  • Müslin battaniye ve bezler (Aden & Anais’ten 120x120cm 4lü bir set aldım. İndirime rastlayınca Amerika’daki fiyatından ucuza geldi.  Bir de C&A’den 65x65cm 3lü bir set aldım. LC Waikiki’de ve Ebebek’te de çeşitli boylarda ve desenlerde bulmak mümkün. Hatta Joker mağazalarına Aden & Anais bile gelmiş.)
  • Ağız bezleri (Mermerşahi kumaşından 10lu bir set aldım Ebebek’ten, markası BabyJem’miş, ama annem kendi elleriyle de hazırlayacak birkaç tane. Bol bol olmasında sakınca yok.)
  • Nevresim takımı (En önemli şey lastikli çarşaf. Bebek yeni doğduğunda yastık ve yorgan kullanmayacağı için sadece çarşaf yeterli. Çarşafın da düz durması ve toparlanmamı için lastikli olması işe yarayacaktır. Ben English Home’dan birkaç tane aldım. Daha sonra kullanmak üzere takım olarak da alabilirsiniz tabi ki. Bu aralar English Home’da indirim var mesela. LCW de yeni piyasaya sürmeye başlamış.)
  • Banyo havlusu (Kundak şeklinde, bebeğin başı için köşesinde üçgen olan havlulardan 2 yada 3 adet gerekiyormuş. Chakra’nın önerildiğini çok duydum ama ben fiyatlarını yüksek buluyorum. İndirimde bakılabilir belki. Carters’ınkiler de çok sevimli ama bence pahalı. Ben Linens’ten ve English Home’dan birer tane aldım. Mothercare de denenebilir.)

BANYO, TEMİZLİK ve SAĞLIK İHTİYAÇLARI

  • Küvet / Küvetin içine koymak için File / Kova / Maşrapa ?? (Stokke’nin katlanabilir küvetini alıp almama konusunda kararsızım. Kullanan varsa yorum bırakabilir mi lütfeen??)
  • Şampuan (Mustela yada Burt’s Bees alınabilir. Aslında Türkiye’de bulabilsem Earth Mama Angel Baby isterim ama henüz rastlamadım. Köpük şampuanı kolay kullanılabilir olduğunu düşündüğümden ilk olarak Mustela aldım ben.)
  • Bebe yağı ?? (Doktora sorup hindistan cevizi yağı kullanabilirim.)
  • Bebek vücut sütü ?? (Bübchen’den çok memnun olduğunu söyleyen bir yakınım var.)
  • Tarak-Fırça (Chicco’nun setini aldım.)
  • Tırnak makası (Chicco’nun setini aldım. Setin bence yüksek bir fiyatı var ama her kullanan memnun olduğunu söylüyor. İnşallah biz de severiz.) 
  • Pişik kremi (Desitin, Sudocrem, Mustela en çok duyduğum markalar. Mustela’nın deneme boyunu aldım ilk etapta. Sonra duruma göre ve doktorun önerisine göre devam edebilir ya da değiştirebilirim.)
  • Ateş ölçer ?? (Braun kulaktan ölçer istiyorum ama onun da çeşitleri varmış. Henüz karar vermedim.)
  • Bebek çamaşır deterjanı (Öneriler üzerine Friendly Organic marka kokusuz sıvı çamaşır deterjanını aldım.)
  • Bebek bezi (Prima Premium Care İpeksi Yumuşaklık almayı düşünüyorum. Ama Komili Bebe’nin de önerildiğini duydum. Kullanan anneler ne düşünüyor?)
  • Pamuk (Yenidoğanın cildi hassas olduğundan en azından ilk üç ay poposunu sadece ılık su ve pamukla temizlemeyi planlıyorum. Ebebek’ten Baby&Me pamuk alabilirim ama çok önemli değil hangi marka olduğu.)
  • Islak mendil (Unibaby yenidoğan alkolsüz, parfümsüz. Sadece dışarıda mecbur kaldığımda kullanmak için. Tabi bebek büyüdükçe pamuktan buna geçiş yapabiliriz.)
  • Alt açma bezi (Kullan-at) (Canbebe, Dalin, Baby&Me vb. olabilir. Markasının çok önemli olduğunu sanmıyorum.)
  • Burun aspiratörü (Otribebe)
  • Oda termometresi (Weewell dijital nem ve sıcaklık ölçer)

BÜYÜK EŞYALAR

  • Bebek arabası ve Oto Ana kucağı (Biz uzunca sayılabilecek bir eleme sürecinden sonra Peg Perego Si Switch Travel System modeline karar verdik. Kriterlerimiz hafif olması, kolay katlanabilir olması, 5li emniyet kemerinin olması, kolay idare edilebilir olması vb idi. Sonradan ayrıca baston puset almaya uğraşmak istemedik. Çin malı olmasını da istemedik. Sonunda bu modelde karar kıldık. Umarım memnun kalırız.)
  • Anne yanı olabilen beşik/karyola (Öncelikle Chicco next2me almayı düşünmüştüm. Ama en fazla bebek 9 aylık olana kadar kullanılabildiği için evde kalabalık yapacak eşya istemedim. İkea’dan bir yanı çıkarılabilen ve bebek büyüdüğünde de yanı çıktığı için çocuk yatağı gibi kullanılabilen Gulliver karyolayı tercih ettik. Evet, evimizin hemen hemen her şeyi İkea ^^)
  • Bebek yatağı (Seçmek epey zor oldu. Bebek yatağının çok sert yada çok yumuşak olmaması önemli. O yüzden visco kesinlikle olmamalı. Yarı ortopedik olmasını öneriyor çocuk doktorları. Allerjik olabileceği için yün ve doğal lateks önerilmiyor. Ayrıca yün ve pamuk yataklar zamanla çökme yapabildiği için bebeğin omurgasını iyi desteklemiyormuş. Biz sonunda İşbir’den Allerban yatakta karar kıldık. Kılıfının çıkarılıp yıkanabiliyor olması da tercih sebebiydi bizim için.)
  • Yan yatış yastığı (Mycey aldım. Sevibebe’nin yatak şeklinde olanı da tercih edilebilir belki. Joker, Ebebek dahil olmak üzere çoğu bebek mağazasında bulabilirsiniz.)
  • Su geçirmez alez (Bence yüksek ısıda yıkanabilir olmalı. Yataş 90 derecede yıkanabildiğini iddia ediyor.)
  • Şifonyer (Çocuk odamız oldukça küçük olduğu için dolap yerine sadece bir şifonyer almayı düşünüyoruz şimdilik. Büyük ihtimalle İkea’dan.)
  • Kanguru ?? (Ergonomik olması önemli. Chicco önerilmiyor. Ergobaby’yi duyuyorum. Boba da olabilir. Hiç duymamıştım ama bugün bir arkadaşım da Catbirdbaby’yi önerdi. Çok memnun kalmış.  Ben henüz karar vermedim. Tecrübeli anneler, yardım lütfen ^^)
  • Ev tipi ana kucağı ?? (Sallanan şeyler benim başımı döndürüyor ama ne yapacağız bakalım.)

BEBEK BİRAZ BÜYÜDÜKTEN SONRA
  • Oto koltuğu (Bebek oto ana kucağına sığmamaya başlayınca gerekeceği için henüz bir seçim yapmadık.)
  • Kitaplık (Çocuğun kendi boyunda bir kitaplığa sahip olması önemli diye düşünüyorum. İkea’daki çerçeve rafları duvara monte edilerek kullanılabilir.)
  • Mama sandalyesi (İkea. Hem evimiz daha büyük bir sandalye için küçük sayılır, hem de bunun ön tablası çıktığı için masaya yaklaştırıp, bizle beraber masaya oturmuş olmasını sağlamak hoşuma gidecek.)
  • Unigo oyun matı (Çocuk odasında halı kullanmak hiç sağlıklı değil. Özellikle alerjik bebeklerde tavsiye edilmiyor. Bu oyun matı hem darbe emici, hem su geçirmez ve silinebilir hem de antialerjik. Henüz almadım ama odasına geçince bunu tercih edeceğim.)
  • Çocuk boyuna uygun masa-sandalye (İkea)

EKSTRALAR:
  • Biberon (Ekstraya koydum çünkü inşallah bebeğim emerse yada ek mamaya ihtiyacı olmazsa gerekli olmayacak bir ürün. Ama olur da gerekirse diye Dr. Browns Doğal akış standart cam biberon aldım. İkinci tercihim de Medela Calma olurdu.)
  • Biberon temizleme fırçası
  • Emzik (Bebeğime emzik verip vermeyeceğimi, versem de onun alıp almayacağını henüz bilmiyorum ama anne memesine uygun olması açısından bir Avent Soothie aldım gitti.)
  • Kırmızı taç (Ben o çok süslü, çiçekli lohusa taçlarından ziyade geleneksel kırmızı kurdeleli olanlarından tercih edeceğim ^^)
  • Emzirme önlüğü ??
  • Dönence ?? (Vakit bulabilirsem kendim yapmak istiyorum.)
  • Oyun halısı ??
  • Kapı süsü ??

Benim Anne-Bebek alışveriş listem bu şekilde. Dediğim gibi neredeyse hiçbirini henüz kullanmadım. İlerleyen aylarda belki güncellenmiş bir liste daha hazırlayabilirim. Soru ve önerilerinizi bana yazmayı unutmayın.

Sevgiler,
Alice

20 Eylül 2016 Salı

Hamilelik Mimi


Herkese merhabalar,

Gontheblog blogunun sahibi sevgili Gamze ile geçenlerde sohbet ederken bu aralar birçok bloggerın hamile olduğundan bahsettik. Ben bu kadar kalabalık olduğumuzun farkında değildim ^^ Lifestyle of Siri, Nil’s Mum, Mor Menekşe, Instagram’dan dsn_nails, hep hamile ^^ Madem öyle, “Allah hepimize bebeklerimizi sağlıkla kucaklarımıza almayı nasip etsin!” diyor ve bir Hamilelik Mimi başlatıyorum. Bana katılırsanız çok sevinirim :)


1. Hamileliğinizin kaçıncı haftasındasınız?
32

2. İlk bebeğiniz mi?
Evet 👆

3. Hamile olduğunuzu ne zaman ve nasıl öğrendiniz?
Hamileliğimi 4. haftada evde bir test yaparak öğrendim.

4. Hamile olduğunuzu ilk kime ve nasıl söylediniz?
Ben eşime söyledim tabi ki 💑 Adamcağızı elimde testle uyandırdım. Neden bahsettiğimi anlayamadı bile uyku sersemliğiyle :) İyi ki söylediğim anı videoya kaydetmeyi akıl etmişim. Kalp atışlarını duyup yumurcağın gerçekten orada olduğuna emin olana kadar da başka hiç kimseye söylemedik.

5. Şu ana kadar hamilelikle ilgili en sevdiğiniz şey nedir?
İçimde büyüyen canın hareketlerini hissetmek.

6. Mide bulantısı yaşadınız mı?
Çok çok az. Daha ziyade mide yanması sorunu yaşadım ilk üç ayda.

7. Çatlaklarınız oldu mu? Çatlak önleyici bir bakım uyguluyor musunuz?
Doktorumun önerisiyle 20. haftamdan itibaren Bella B Tummy Honey Butter kullanmaya başladım. Ara sıra da saf hindistan cevizi yağı kullanıyorum. Henüz çatlağım olmadı 🙏 ama ilerleyen zamanlarda ne olur bilemem. Annemde olmuş, o yüzden kendimi olacağına hazırladım, olmazsa bahtıma :)

8. Hamile kıyafetleri aldınız mı? Hangi mağazaları tercih ediyorsunuz?
Hamileliğimin 3. ayından itibaren pantolonlarım çok rahatsız etmeye başladığı için ilk olarak ilk bulduğum LCW'den biri kot biri ince kumaş iki pantalon almıştım. Daha sonra H&M'den bir elbise aldım ki açık ara bu yaz için en favori kıyafetim oldu. (Biraz da mecburen tabi 😂) Bir de yine H&M'den bir bluz aldım pantalonlarımın üstüne uyan, o kadar. Sonradan giyemeyeceğim kıyafetler için çok alışveriş yapmak istemiyorum.

9. Bebeğinizin cinsiyetini öğrendiniz mi?
Ben ilk zamanlarda öğrenmek istemiyordum ama herkesten o kadar çok soru geldi ki dayanamadım :) 17. hafta randevumuzda bir erkek bebek beklediğimizi öğrendik 👶 Sağlıkla inşallah 🙏

10. İsim seçtiniz mi?
Sanırım bizim oğlan bir kahramanlık gösterdiğinde kendi ismini kendi seçecek 😂 Ne zormuş erkek bebeğe isim bulmak :) Önerilerinizi beklerim ^^

11. Doğum eğitimi aldınız mı?
Bir hamile beslenmesi söyleşisine katıldım sadece. Başka bir eğitim almadım. Ama uygun zamanda eşimle gidebileceğimiz bir doğuma hazırlık eğitimi almak isterim.

12. Bir doula/ebe ile çalışıyor musunuz?
Bir doula ile çalışmıyorum. Çalışıp da gerekli olduğunu düşünenler varsa yorumlarını ve tecrübelerini paylaşabilirler mi?

13. Bebek alışverişine ne zaman başladınız? Bebeğinize ilk ne aldınız? 🍼
16. haftamıza girdiğimizde eşimle üniversitemizin mezunlar gününe gitmiştik ve oradan bebeğimize ilk çıtçıtlı badisini aldık. 17. haftada cinsiyetini öğrendiğimiz günün anısına da bir önlük almıştık. Sonra gerisi geldi :) (Yenidoğan alışveriş listemi de sizlerle paylaşmamı ister misiniz?)

14. Bir doğum fotoğrafçısı ile çalışacak mısınız?
Sadece bir kişiyle görüştüm ve fiyatını çok çok yüksek buldum. Sonradan pişman olur muyum emin değilim ama her ne kadar fotoğraf ve video çekimi istiyor olsam da o fiyatı vermek istediğime emin değilim. Ayrıca doğum yapacağım hastane, doğumhaneye babayı bile zorla alacak, fotoğrafçıyı kabul edeceklerini pek sanmıyorum :/  Daha önce bebek sahibi olmuş olanların bu konudaki tecrübeleri neler acaba?

15. Hamilelikte en çok özlediğiniz şey nedir?
Japon yemekleri, özellikle de sashimi. Evet, ben bir çiğ balık severim ve hamileyken yiyememek ne kötü :/

16. Eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Gontheblog, Lifestyleofsiri Nil’s Mum ve Mor Menekşe de bu soruları yanıtlarsa çok mutlu olurum ^^

Sevgiler,

Alice

10 Eylül 2016 Cumartesi

Otuz


Tam otuz yıl önce bugün,
Tam bu saatte,
İlk kez ağlamışım ben.

Tam otuz yıl önce bugün,
Tam bu saatte,
İlk kez almış annem beni kucağına.
Annem ilk kez anne,
Babam ilk kez baba olmuş.

Tam otuz yıl önce bugün,
Açmışım bu dünyaya gözlerimi.
Koskoca otuz yıl geçmiş ben doğalı.

Ve tam bu gün,
Doğumumun otuzuncu yıldönümünde,
Tam otuz haftalık oldu içimdeki can.

Tam otuz hafta önce,
Bir melek yeryüzüne inmeye karar verdi.
Ve o melek bizi seçti,
Beni anne, en sevgilimi baba yapmak için.

Tam otuz hafta önce bir sevgi düştü içime.
Her gün biraz daha büyüyen,
Her gün biraz daha çoğalan.

Tam otuz yıl önce bugün doğan ben,
Tam otuz haftadır seni büyütüyorum içimde.

İyi ki doğdum,
İyi ki varsın.

Seni çok seviyorum oğlum!

Annen



9 Eylül 2016 Cuma

Ben geldiim :) Hem de çok güzel bir haberle...

Herkese merhabalar,

Uzun zamandır blogdan ayrı kaldım ve bunun için çok da güzel bir sebebim vardı: Anne oluyorum 😍


Şuan hamileliğimin 29. haftasını yaşıyorum. Şimdiye kadar çok şükür hemen her şey yolunda gitti 🙏 Mide bulantısı ve istifra şikayetlerim olmadı. Normalde midesi ile arası pek de iyi olmayan biri olduğumdan bu beni hem şaşırttı hem de çok sevindirdi ☺️ Sadece ilk zamanlar (ilk 3 aylık dönemde) yorgunluk, bazı yiyeceklerden tiksinme ve mide yanmalarım oldu ama günlük hayatımı etkileyen herhangi bir sorun yaşamadım. Zaten bu sorunlar da ikinci üç aylık döneme girmemle birlikte yok oldu diyebilirim. İkinci üç aylık dönem birçok yerde okuduğum ve duyduğum gibi oldukça rahat geçti. Kardeşimin düğününde artık iyice belirginleşmiş olan göbeğimle hiç oturmadan saatler boyunca dans edebilmem de işte hep bu ikinci trimesterin hediyesiydi sanırım 😂 Çok şükür 🙏 Doğuma sayılı haftalar kala, yani üçüncü üç aylık döneme girdiğimden beri ise kalp ile ilgili sorunlar yaşıyorum. Nabzım zaman zaman olması gerekenin üstüne çıkıyor ve arada bir de ritim bozukluğu oluyor. Bunun için kalp ritmini yavaşlatan bir ilaç kullanmaya başladım istemeyerek de olsa. Bir de doğal olarak büyüdükçe daha çabuk yorulmaya başladım 🙈 Ama onun dışında her şey çok güzel. Hele son zamanlarda artan içimdeki kıpırtıların yaşattığı muhteşem duyguyu dile getirmemin imkanı yok.

Bu süreçte ne blogda ne de instagramda herhangi bir paylaşım yapmadım. Hem erken aylarda hamileliğimi çok yakın çevrem haricinde hiç kimseye duyurmamıştım, hem de yazı yazacak, fotoğraf düzenleyecek enerjiyi ve sabrı kendimde bulamadım. O kadar ki elimde yazısı olmayan fotoğraflar ve fotoğrafını düzenleyemediğim için paylaşamadığım yazılar öylece paylaşılmayı bekliyor aylardır. 🙈 Bilgisayarımda da sorun vardı bir süredir. Hatta bu yazıyı da bilgisayarsız yazmak zorunda kaldım. Umarım sorunsuz yayınlanır. ☺️

Ama artık yavaş yavaş dönüş yapmak niyetindeyim. Birikmiş yazılacaklarımın yanısıra hamilelikle ilgili yazılar da yazmak isterim eğer siz de isterseniz 😊 Tabi ne tür yazılar istediğinizi yorumlarda belirtirseniz çok da iyi olur 😉 Ayrıca yan taraftaki minik anketimi de kullanabilirsiniz.

İşte wonderland'de durumlar böyle :)
Hepinizi çok özlemişim, lütfen beni yorumsuz bırakmayın 😘

Kocaman sevgiler,
Alice
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...